OSMANLI DURAKLAMA DÖNEMİ (1579-1699)-2

2007-01-30 21:05:00

Siyasal Durumu

a.Osmanlı Devleti'nin Doğu Siyaseti

Osmanlı -İran ilişkileri

İran'daki Safevi Devleti ile yapılan savaşlar Yavuz Sultan Selim döneminde başlamış Kanuni döneminde yapılan Amasya Antlaşması ile son bulmuştu. Bu antlaşma 1577 yılında tekrar bozuldu.

1577-1590 Osmanlı-İran Savaşları

İran’daki iç karışıklıklardan yararlanmak isteyen Osmanlıların İran’a savaş açmasıyla başlamış ve Osmanlıların üstünlüğü ile sona ermiştir

İran’ın barış isteği üzerine yapılan FERHAT PAŞA (İSTANBUL) antlaşmasıyla Azerbaycan,Dağıstan ve Luristan Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.

Osmanlı Devletinin sınırları Hazar Denizine ulaşarak;Doğu da en geniş sınırlarına ulaştı. 

1603-1611 Osmanlı-İran Savaşları

İran’ın ,Osmanlıların Avusturya ile savaş halinde olmasından ve Anadolu’daki Celali isyanlarından yararlanarak,Ferhat Paşa antlaşmasıyla kaybettiği yerleri geri almak istemesi sonucu çıkan bu savaşlar İran üstünlüğü ile sona erdi.Yapılan NASUH PAŞA antlaşmasıyla ,Osmanlılar Ferhat Paşa atlaşmasıyla aldıkları yerleri geri verecekler,İran Osmanlılara yılda 200 deve yükü ipek vergi ödeyecekti.

1617-1618 Osmanlı-İran Savaşları

İran’ın vergiyi kesmasi üzerine başlayan bu savaşlar SERAV ANTLAŞMASI ile sona erdi.Buna göre İran vergi ödemeye devam edecekti.

1622-1639 Osmanlı-İran Savaşları

İran'ın Osmanlı Devleti’ndeki karışıklıklardan yararlanarak Bağdat'ı ele geçirmesiyle yeniden alevlenen Osmanlı-İran savaşları IV. Murat'ın sefere çıkması ile sonuçlandı.(2 sefer) IV. Murat Doğu Anadolu ve Bağdat'ı geri aldı.

İranlıların isteği üzerine

 KASRI ŞİRİN ANTLAŞMASI yapıldı (1639). Antlaşmaya göre;

·      Revan ve Azerbaycan İranlılara bırakıldı.

·      Bağdat, Musul ve Diyarbakır Osmanlılarda kaldı.

ÖNEMLİ  

Bugünkü Türkiye -İran sınırı, büyük ölçüde Kasr-ı Şirin Antlaşması'yla çizilen sınırlardır.

Osmanlı -Lehistan ilişkileri

Osmanlılar, Kırım ve Boğdan'ı aldıktan sonra Lehistan ile komşu olmuşlardı. Sokullu döneminden itibaren de Osmanlılara bağlı Kırım Hanlığı'na vergi vermeye başlamışlardı.(1575-III.Murat).

Osmanlı Devleti ile Lehistan arasındaki savaşların odak noktası, Lehistan'ın ele geçirmek istediği Boğdan ve Ukrayna Bölgesi olmuştur. Osmanlı Lehistan Savaşı Lehistan'ın Boğdan'ın iç işlerine karışması ve buraya bir ordu göndermesiyle başladı.(Hotin Kalesi’ni işgal ettiler). Padişah II.Osman (Genç Osman) Lehistan Seferi'ne çıktı. Lehliler, Yaş şehri yakınlarında yenilgiye uğratıldı.

Hotin Kalesi kuşatıldı. Fakat yeniçerilerin disiplinsiz davranışları nedeniyle kale alınamadı. Savaş, Hotin Antlaşması'yla sonuçlandı (1621). (Hotin kalesi geri alınmış ve Lehliler vergiye bağlanmıştır)

Bu antlaşmayla;

1.     Boğdan yine Osmanlı egemenliğinde kaldı.

2.     Lehistan, Kırım Hanlığı'na vergi vermeyi tekrar kabul etti.

50 yıl süren barış dönemi Lehlilerin Osmanlı koruması altındaki Ukrayna kazaklarının ülkesine saldırıları üzerine sona erdi. Savaşlar yeniden başladı. Osmanlı Padişah'ı IV. Mehmet ordunun başında sefere çıktı. Lehliler yenilgiye uğradı (1672). Bunun üzerine Leh kralı barış istedi. Bucaş Antlaşması imzalandı (1672). (Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti batıda en geniş sınırlarına ulaşmıştır)

Antlaşmaya göre;

1.    Podolya eyaleti Osmanlı Devleti'ne verilecek.

2.     Lehistan orduları Ukrayna'dan çekilecek.

3.     Lehistan her yıl vergi ödeyecekti.

Ancak Leh Meclisinin vergi maddesini kabul etmemesiyle savaşlar yeniden başladı. Osmanlı Devleti'nin vergi maddesinden vazgeçmesiyle antlaşma yenilendi (1676).

Bucaş Antlaşması Osmanlı Devleti'nin batıda toprak kazandığı son antlaşmadır.

Osmanlı -Lehistan savaşları ikinci Viyana Kuşatması (1683) sonrası yeniden başladı. Osmanlı Devleti'ne karşı oluşturulan Kutsal ittifaka katılan Lehistan 1699'da yılında yapılan Karlofça Antlaşması'yla Podolya ve Ukraynayı Osmanlı Devleti'nden geri aldı.

Osmanlı -Venedik ilişkileri

Orta çağ'ın en büyük denizci devletleri Cenevizlilerle birlikte Venedik devletiydi. Osmanlı Devleti Ege ve Akdeniz'e açıldığı günden itibaren karşısında rakip olarak bu iki devleti buldu. Yükselme Dönemi'nde bu devletlerin egemenliğindeki Karadeniz, Ege ve Akdeniz'deki yerleri çoğunu alarak denizlerde de üstünlüğü ele geçirdi.

XVII. yüzyıldaki Osmanlı Venedik ilişkileri Akdeniz'deki Girit Adası odak noktası olmak üzere gelişti. Girit Adası, Venediklilerin elindeydi. iki devlet arasındaki ilişkinin ana nedeni, Akdeniz'de ekonomik ve askeri üstünlük kurma isteğidir.

Girit, Akdeniz'de stratejik bir konumdaydı. Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika'ya sahip olan Osmanlı Devleti'nin Akdeniz güvenliği için Girit Adası'nın da alınması gerekiyordu.

Osmanlı deniz ticaretine zarar veren Akdeniz'deki korsanların Venedik tarafından korunması üzerine Osmanlı Devleti Venedik'e savaş açtı (1645).(I.İbrahim)

Osmanlı Donanması Girit'in kuşattı. Böylece Venedik ile savaş başladı. Venedik'e papanın teşviki ile İspanya ve Fransa yardım etti.

Yapılan kuşatma ve savaşlar 24 yıl (1645 -1669) sürdü. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa zamanında Girit adası bütünüyle fethedildi (1669). Venedikliler barış istedi. Yapılan antlaşma ile Girit Adası Osmanlı Devleti'ne katıldı.

Girit’in fethi Osmanlıların Akdeniz’deki son fetih hareketidir.Fethin uzaması Osmanlı donanmasının eski gücünü kaybettiğini gösterir.

Girit'in alınması ile Osmanlıların Akdeniz'deki egemenliği güçlendi. Fakat Girit kuşatmasının çok uzun sürmesi Osmanlı maliyesini olumsuz yönde etkiledi.

Bu antlaşma 1684 yılında Venedik'in Kutsal İttifak'a katılması ile bozuldu. Osmanlı Devleti daha sonra imzaladığı Karlofça Antlaşması'yla Mora Yarımadası ve Dalmaçya kıyılarını Venediklilere bıraktı. 

Osmanlı -Avusturya ilişkileri

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki ilişkiler, Mohaç Meydan Savaşı'ndan sonra başladı (1526). Çünkü bu savaş sonunda Macaristan topraklarının büyük bir bölümü Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Osmanlı Devleti, Avusturya ile komşu oldu. Osmanlı -Avusturya ilişkileri her iki devletin Macaristan'a egemen olmak istemesi doğrultusunda 17 .yüzyıl boyunca aralıklı olarak devam etti.

1593 -1606 Savaşları ve Zitvatorok Antlaşması

Avusturya Kanuni döneminde imzalanan 1533 İstanbul Antlaşması'yla Osmanlı Devleti'ne her yıl vergi vermekteydi.

Avusturya'nın bu vergileri ödememeye başlaması ve 1593 yılında çıkan bir sınır çatışması yüzünden Osmanlı Devleti ile arası açıldı. Bu nedenlerle Osmanlı Devleti, Avusturya üzerine sefer yapmaya karar verdi (1593).

Savaşın ilk yıllarında Osmanlı orduları başarı kazanamadı. Kanuni'den sonra tahta geçen II.Selim ve III.Murat ordunun başında hiç sefere çıkmamıştı. III.Murat'tan sonra başa geçen III.Mehmet'in ordunun başında sefere çıkması durumu değiştirdi.

Avusturya orduları Haçova'da kesin bir yenilgiye uğratıldı (1596). Ayrıca savaşın başında kaybedilen Kanije ve Estergon Kaleleri Avusturya'dan geri alındı.

Avusturya kralı Ferdinand Kanije Kalesini almak için yeniden kuşattıysa da kale komutanı Tiryaki Hasan Paşanın kaleyi kahramanca savunması sonucu yenilerek geri çekildi (1601).

Bu başarılar, Osmanlı Devleti'nin bölgedeki gücünü yeniden arttırdı. Savaşın başında Osmanlı Devleti'nden ayrılıp Avusturya'ya yardım eden Eflak ve Boğdan beyleri Osmanlı Devleti'ne yeniden itaat ettiler.

Gelişmeler sonucu Avusturya, Osmanlı Devleti'ne barış teklif etti. Doğuda süren İran savaşları ve Ana- dolu'daki Celali isyanları nedeniyle Osmanlı Devleti Avusturya'nın barış teklifini kabul etti. İki taraf arasında

Zitvatorok Antlaşması imzalandı (1606).

Antlaşmaya göre;

·           Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlı Devleti'nde kaldı.

·           Avusturya imparatorunun (arşidükü) protokol bakımından Osmanlı padişahına eşit olduğu kabul edildi.

·           Avusturya'nın Osmanlı Devleti'ne her yıl ödediği vergi kaldırıldı.

·           Avusturya, Osmanlı Devleti'ne verdiği zararlardan dolayı savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.

Zitvatorok Antlaşmasının Önemi

1.          Osmanlı Devleti, savaşlarda kazandığı başarıyı Anadolu'daki Celali isyanları ve doğudaki İran savaşları nedeniyle barış görüşmelerinde gösteremedi.

2.          Osmanlı Devleti'nin Kanuni döneminde elde ettiği Avusturya dolayısıyla Avrupa üzerindeki üstünlüğü sona erdi.

1662 -1664 Savaşı ve Vasvar Antlaşması

Zitvatoruk Antlaşması ile sağlanan barış 1662'ye kadar sürdü. Avusturya'nın Osmanlı Devleti'ne bağlı Erdel Beyliği'nin iç işlerine karışması üzerine Osmanlı -Avusturya savaşları yeniden başladı.

Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Avusturya üzerine sefere çıktı. Uyvar Kalesini fethetti. Avusturya'nın diğer devletlerden de aldığı yardımlarla oluşturduğu ordu bozguna uğratıldı. Bunun üzerine Avusturya barış istedi. İmzalanan

Vasvar Antlaşması'na (1664) göre;

·           Uyvar Kalesi Osmanlı Devleti'nde kalacak.

·           Erdel eskiden olduğu gibi yine Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak. Avusturya Erdel Beyliği'nin iç işlerine karışmayacak.

·           Avusturya, Osmanlı Devleti'ne savaş tazminatı ödeyecek.

Bu antlaşmayla Avusturya’dan son kez toprak kazanılmıştır.

4556
0
0
Yorum Yaz